5 Ağustos 2018 Pazar

Marslı Kitap Yorumu Andy Weir

Elde ettiğimiz her bilgi, bizi yeni bir bilgi arayışına sokuyor ve bizlerin keşfetme, her yeni bilgiye sahip olma arzusu bu döngü içinde devam ediyor, peki tatmin oluyor mu? 
Marslı Andy Weir
Tabi ki hayır. Bilim için sanırım gerekli bir şey bu. Çünkü tatmin olma arayışı bizlerin bilimsel anlamda daima bir sonraki hamleyi gerekli kılıyor. Geçen yüzyıllarda insanlarının hayalini kurduğu şeyleri bugünün insanını(bizler) yaşayabiliyoruz. Bugün de bizim hayalini kurduğumuz şeyleri de büyük ihtimalle gelecek yüzyılın insanları yaşayacaktır. Şu anki ilerlemeye baktığımız zaman aslında bu gelecek yüzyıldan da erken olabilir. Bilimin ilerleyiş hızı, hiç bir zaman olmadığı kadar artmış durumda. Günümüzdeki bilim insanlarının geçmiştekilerden daha çabuk sonuca ulaşıyor olmasındaki önemli faktörlerden bazıları ise teknolojik gelişmeler, iletişim avantajları, yetişmiş beyinlerin fazlalığı gibi durumlar sonucu kolaylaştırıyor.
Bu bilimsel birikimler her zaman faydalı olmuyor tabi. 43Bilimsel gelişmelerin insanlığa zarar vermesinin iki nedeni var. Birincisi amaçlanan hamlenin hâlihazırdaki birikimden daha fazlasını gerektirmesi tabi biz doyumsuz insanoğlu ne yazık ki beklemiyor ve en yakın zamanda sonuca ulaşmak istiyor. Bundan dolayı da bazı deneylerin kazayla sonuçlanması. Aslında bu bilimin ayrılmaz bir parçası. Bilim insanları böyle bir sonucun varlığını bile bile devam etmektedir. Bu kazalarda bazı bilim insanları ya da topluluklar bilim için sağlıklarından hatta yaşamlarından olabiliyor. İkincisi ve en önemli faktör ise bilimsel ahlâkın oluşmaması. Bilimsel ahlâksızlığın çocuğu olarak da Hiroşima ve Nagazaki meydana gelmiştir.
Kitaba gelecek olursak
NASA’nın Ares3  projesinin kazaya uğraması ile Hermes isimli uzay aracındaki altı mürettebattan birinin (Mark Watney’nin- Mars’ta) mahsur kalmasını ve kurtarılana kadar da Mars’ta verdiği yaşam mücadelesini konu alıyor. Marslı’nın kurgusallığı gerçeklerden çok da uzak sayılmaz. Çünkü günümüzün uzay araştırmaları bunların mümkün olabileceğini kanıtlamakla birlikte gezegenler arası bir yaşamın da sağlanabileceğine dair ipuçları veriyor. Yani Weir, birçok bilim-kurgu romanına göre daha yakın bir geleceği kendine zaman seçmiş.Roman Watney’nin uzayda tuttuğu  günlükleri, yazışmaları ve üçüncü kişili anlatıcının araya girdiği bölümler olmak üzere çok sesli ilerliyor. Günlük anlatım tekniğinin kullanılması olayları sıcağı sıcağına takip etmeye olanak verirken yazışmalar ve üçüncü kişili anlatıcının kullanılması da tekdüzeliği kırıyor.Mark Watney, aslında bir botanik mühendisi. Ama kimyadan uzay bilimlerine kadar her alanda çok ciddi bir bilgiyle sahip bir astronot. Kitabı okumaya devam ederken bu bilgi birikiminin kazanıldığı yeri aramıyor değilsiniz. Fakat Nasa’nın bir proje için Mars’a gönderdiği altı kişinin sıradan bir bilgi birikimine sahip olması da beklenemez. Yani Watney, Mars’a gönderildiğine göre dünyanın en iyi altı astronotundan birisi. Dolayısıyla Watney’nin “mükemmelliği” abartılı gibi dursa da aslında olması gereken.
Watney’nin Mars’ta hayatta kalması için hemen her hamlesini doğru yapması, yanlış hamlelerinin de canını almayacak kadar ufak hatalar içermesi gerekiyor. Watney, kurtarılma planının gerçekleşmesini beklerken olumlu-olumsuz pek çok aksiyon yaşıyor. Marslı’da aksiyonun bolluğu çoğu okurun aradığı bir dozda. Ancak yaşamın olmadığı bir gezegende başına gelebilecek olayların sınırlı olduğu düşünülürse de bazı olayların birbirine benzemesi normal karşılanmalı. Watney’nin problemlerle mücadele etmesi bilgiye sahip olmanın yetmediğini, bilginin orijinal fikirlerle yeni durumlara uyarlanması gerektiğini de gösteriyor. Bu aslında dünyada da böyle. Bilgi insanın o kadar yanı başında ki artık ona sahip olmak yetmiyor. İnsanın bu ulaşılabilir bilgiyi diğer insanlardan özgün dönüştürmesi ve fark yaratması gerekiyor.
Marslı’nın bilim-kurgu dalında bir standardı yakaladığının söylenmesi mümkün. 416 sayfa boyunca bilime doyuyor okur. Marslı’ya yöneltilen eleştirilerden birisi kitabın çok fazla bilimsel terim içerdiği. Uzay içerikli bir eserde olması gereken en olağan şey bilimsel terimlerin çok fazla kullanılması. Fakat bu terimlerin hepsi adeta bir öğrenciye ders verir gibi tek tek açıklanıyor. Yazar Watney’nin ağzından, yapılan operasyonlar sırasında işe yarayacak hamleleri de işe yaramayacak hamleleri de uzun uzun açıklıyor. Bu bakımdan Marslı bir laboratuvara benzetilebilir. Bu da okurun bu kadar gergin ve hataya yer olmayan bir durumda hangi hamlenin neden seçildiğine ya da seçilmediğine ikna olmasını sağlıyor. Dolayısıyla ne terimler ne de bilimsel hamleler havada kalıyor. Eğer Watney’nin anlattıkları okura ulaşmamışsa bu da okuru ufak bir araştırma yapmaya sevk eder ki bu da felsefi söylemlerin son derece az olduğu bilim-kurgu romanlarının işlevlerinden en önemlisi.
Watney’nin Mars’taki macerası okuru peşine takıp sürüklerken gözden kaçan bir nokta var: Şimdi bir kaza oldu ve Watney’nin öldüğü zannedildi. Neden NASA Watney’nin cenazesini dünyaya getirmek yerine hem ekonomik hem de bilimsel çıkarlar adına onu orada bırakmayı tercih etti. Halikarnas Balıkçısı’na göre denizde ölenler denizde kalırlar da Weir’e göre uzayda ölenler de uzaya mı gömülürler? Burada bilimsel ahlâk meselesine tekrar dönülüyor. Zaten bu konuda romanın bazı bölümlerinde hem Çinli bilim insanlarından hem de Watney’nin kendisinden NASA’ya ve dolayısıyla da bilim dünyasına cılız eleştiriler yöneltiliyor.
Velhasıl heyecan dorukta bir eser. Bu kitabı bana hediye edip okumama vesile olan Gogol'dan hiç hoşlanmayan sevgili dostum Elif Buse Bingöl'e teşekkürlerimi sunuyorum. Sıradaki adresimiz Stefan Zweig Karmaşık Duygular, Sevgiler...
Andy Weir 
Marslı 
İthaki Yayınları 
416 Sayfa 
Puan 
✪✪✪✪✪
Yorumlayan Kadir Şarkı 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OKUYORUM

Okuyorum.org, kitaplar ve yazılı eserler hakkında çeşitli meslek gruplarından kişilerin görüşlerini paylaştıkları blogdur. Kitapların içerikleri hakkında bilgi alabilir, yorumları, aktuel konuları, yazarlarla söyleşileri okuyabilir, sizlerde yorumlarınızla aramıza katılabilirsiniz.




KİTAP FUAR TAKVİMİ 2017-2018

Anadolu'da düzenlenen kitap fuarları sayısı her geçen gün artıyor, vatandaşlar kitap fuarlarına yoğun ilgi gösteriyor.  Vatandaşların...

Kitap Blogu Arşivi İçin Tıklayınız