2 Temmuz 2018 Pazartesi

Ütopya Kitap Yorumu Thomas More

Ütopya; hiçbir yerde olmayan, düşler ülkesi, gerçekleşmesi imkansız düşünce anlamlarına geliyor.
Ütopya kavramını fikir ve edebiyat dünyasına kazandıran da zaten  Thomas More'dur. 16. yüzyılda İngiltere'de Rönesans ve Hümanizmin temsilcilerinden biri olan More aynı zamanda Erasmus'un da yakın arkadaşıdır. Yunanca,felsefe ve hukuk eğitimi alıyor. Babası da zaten bir yargıçtır. Dindar bir Katolik olduğundan bir süre rahip bile olmayı düşünmüş fakat birtakım sebeplerden ötürü vazgeçmiş. Erasmus bu olay için; bir kıza sevdalanmış ve ''İffetsiz bir rahip olmaktansa iffetli bir koca olmayı tercih ettim'' demiş. (Ne kadar doğru bilemeyiz tabi)
Avukat olduktan sonra parlementoya girmiş.Kral XII. Henry'i  çok sıkı bir şekilde  eleştirince bir süre Fransa'ya kaçmak zorunda kalmış.
Daha sonra kral olan  XIII. Henry zamanında yargıç görevine getirilmiş. Daha sonra XIII. Henry'nin en  yakınlarında yer almış hep ve başyargıç, hükümet temsilcisi, Lordlar Kamarası Başkanlığı gibi yetkileri olan Lord Chancellor görevine kadar yükselmiş. Aslında More hiçbir zaman ihtiraslı bir adam değilmiş, yüksek mevkileri sevmemiş; ancak kader onu en yüksek mevkilere çıkarmış; daha sonra ise yine aynı XIII. Henry döneminde idam cezasına çarptırılmış. Kral XII. Henry ölünce büyük oğlu Arthur İspanyol prensesi Arragonlu Catherine ile nişanlanmış. Fakat Arthur 1 yıl içinde ölmüş. Onun yerine XIII. Henry ünvanıyla geçen kardeşi ise ağabeyinin dul karısı ile evlenmiş. Fakat günün birinde başka bir kadına aşık olunca Catherine'den boşanmak istemiş. Ancak Katoliklerin boşanmaları Papa'nın iznine tabi olduğundan Papa bu yetkisini siyasi sebeplerden ötürü kullanmayınca kriz çıkmış. Bunun üzerine İngiltere Kralı XIII. Henry bir yasa çıkartarak Papalığın egemenliğini tanımadığını ve kendisinin İngiltere Kilisesi'nin başı olduğunu ilan etmiş. Fakat Katolik inancına sıkı sıkıya bağlı olan More buna katılmamış ve bulunduğu görevden çekilmiş. More zaten makam delisi bir adam olmadığından görevden çekildikten sonra şöyle söylediği rivayet ediliyormuş:
''Aman ne güzel! Artık güneşe günaydın diyorum, devlete iyi geceler!''
Fakat More'un bundan sonraki hayatı ıstırap ve dramdır. Düşüncelerini ve inançlarını Kral baskısıyla değiştirmeye yanaşmadığından idam cezasına çarptırılır ve öldürülür. Bu bakımdan ona ikinci Sokrates benzetmesi yapan yazarlar var. Şimdi esere gelirsek;Bu eser gerçekten övüldüğü kadar varmış. Kitap anlatması gerekeni dolandırmadan doğrudan ve kısa öz şekilde aktarmış. Utopia dünyanın kirli ve çarpık düzenini gözler önüne sererken bir yandan da olması gerekenin ne olduğunu gösteren bir dünya portresi çizmeyi başarabilen muntazam bir eser. Bu olan-olması gereken karşılaştırmasını okurken zaman zaman çok haklı bulduğunuz ve şu anki dünyamızda tasvip etmediğiniz birçok noktaya parmak basılıyor, zaman zamansa daha güzel bir dünyaya adım atma umutlarının kapısı aralanıyor.
Birçok devletten oluşan dünyamızda birçok devlet kirliliğin, rüşvetin, iktidar ve güç düşkünlüğünün, eşitsizlik ve adaletsizliğin pençesinde hüküm sürerken öyle bir devlet var ki onların kurmuş olduğu düzen ağız sulandırıyor. Öyle bir devlet ki bu para ve şöhret en önem verilmeyen ve insanların bu gibi dünyevi değerler için birbirini öldürmediği veya hırs içinde mücadele ettiği değerler olarak görülmüyor. Hatta bu gibi değerlere sahip olmak ve bunlar ile gösteriş yapmak bu devletin fertlerinin gözünde kalitesizlik ve ahlaksızlığın bir göstergesi kabul ediliyor. Din anlayışı hoşgörü içinde ve ortak bir kardeşlik çerçevesinde meydana gelirken, herkesin ihtiyacı kadarını alıp ihtiyaçtan fazlasına kimsenin gerek duymadığı eşitlik ve refahın hüküm sürdüğü bir devletten bahsediyoruz. Savaşı, kanı, halkı ezmeyi, isyan etmeyi bulamayacağınız sıcacık ve halkın tüm fertlerinin birbirine sımsıkı bağlı olduğu bir devlet. Kitabı okuduktan sonra eğer gerçekten böyle bir devlet düzeni olabilse dünyanın şu anki halinden bambaşka olacağını düşünmeden duramayacaksınız.Tabi More’un Ütopya'sında katılmadığımız birçok nokta da yok değil. Örneğin köleliği çok olağan anlatması bir insanlık ayıbı.  Sürekli bu kitapta oluşturulan ütopya ile mevcut dünya düzenini kıyaslayıp günümüzde insanın insanın kurdu olduğu ve dünyamızın kötü bir sona doğru gittiğini fark ediyorsunuz. Dünyamızdaki hükümetlerin halktan kopmuş bencil politikaları, insanların birbirine olan kin ve nefreti kitapta gözler önüne serilirken böyle olmak yerine nasıl olması gerektiği vurgulanıyor. Her okuduğunuz satırda keşke böyle bir düzen yerine diğeri olsaydı da insanlar barış içerisinde adalet, eşitlik ve özgürlük gibi değerlerin hakkını vererek yaşayabilseydi derken buluyorsunuz kendinizi.
Kitap duru bir dil ile yazılmış. Karakterlerden çok olaylar ve yaratılan dünya ön planda olmakla birlikte kitapta bir kurgu oluşturmak amacı ile birkaç karakter konuşturulmuş.
Sırada ki adresimiz Yuval Noah Harari Hayvanlardan Tanrılara Sapiens
Sevgiler...
Thomas More
Ütopya
Timaş Yayınları
142 Sayfa
Puan
✪✪✪✪✪
Yorumlayan Kadir Şarkı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OKUYORUM

Okuyorum.org, kitaplar ve yazılı eserler hakkında çeşitli meslek gruplarından kişilerin görüşlerini paylaştıkları blogdur. Kitapların içerikleri hakkında bilgi alabilir, yorumları, aktuel konuları, yazarlarla söyleşileri okuyabilir, sizlerde yorumlarınızla aramıza katılabilirsiniz.




KİTAP FUAR TAKVİMİ 2017-2018

Anadolu'da düzenlenen kitap fuarları sayısı her geçen gün artıyor, vatandaşlar kitap fuarlarına yoğun ilgi gösteriyor.  Vatandaşların...

Kitap Blogu Arşivi İçin Tıklayınız