1 Temmuz 2018 Pazar

Kardeşimin Hikayesi Zülfü Livaneli

İlk defa okuduğum bir Zülfü Livaneli romanına hayran kaldım. Uzun zamandır okumam yönünde gelen baskılara dayanamayıp okumaya başladım ki o nasıl bir başlangıç, o nasıl bir gelisme, o nasıl bir sonuç. Gel de hayran olma...
O kadar beğenerek okudum, o kadar çok zevk aldım ki yani nerden başlayacağımı bilemedim. Sonraları, Zülfü Livaneli’nin diğer kitapları ile kıyaslayıp bu romanı da yeniden elden geçirince sebebini anladım: Kardeşimin Hikayesi, kurgusu, dili ne kadar akıcı olsa da ve her ne kadar “psikolojik” öğeleri ağır basan bir roman olsa da; okuyucuya yorum bırakmayan bir roman. Yani son 200 sayfasını 1.5 saatte  okurken çok heyecanlı ve sonunu merakla beklediğiniz bir film izliyor gibi oldum, olay örgüsüyle kimi zaman üzüldüm, kimi zaman heyecanlandıran, kimi zaman telaşlandırılyor.  Kitabı bitirene kadar karakterleri çözmekle, olayları anlamakla meşgul oluyorsunuz. Bitirdiğinizde ise geriye sorgulanacak hiçbirşey kalmıyor! Sadece romanın damağınızda bıraktığı o güzel tat, olanları sindirmek için biraz sükunet, o kadar!
Kimi romanları okuduğunuzda, romandaki karakterle özdeşleşip kendi içinizde de bir yolculuğa çıkarsınız ve bittiği vakit siz de kendinizde yeni birşeyler keşfetmiş, biraz daha olgunlaşmış, yeni bir yaşamı tecrübe etmiş olursunuz. Bu tip romanların üzerine işte bol bol konuşursunuz, çünkü sizin de söyleyecek cümleleriniz vardır!
Kardeşimin Hikayesi’ni okuduktan sonraysa, benim cümlem kalmadı! Susup kaldım, bekledim, sindirdim içime… Sanki çok süratlı koştum koştum da, sonunda geldiğim deniz kıyısında bir banka oturup denizin dinginliğinde dinlenmeye çekildim gibi…Beynimi tamamen boşaltıp düşünmeyi bıraktım gibi…Bu yüzden söz söyleyemedim üzerine işte! Kitabın konusuna gelince…
Orta yaşlarının üzerindeki emekli mühendis Ahmet Arslan sakin bir sahil kasabasına yerleşir.Yalnız yaşayan gizemli mühendisin bölgede görüştüğü çok az insandan biri olan Arzu Kahraman’ın bir cinayete kurban gitmesiyle başlayan hikaye; cinayeti araştırmak üzere köye gelen genç gazetecinin, olay gecesi Arzu’nun evindeki konuklardan biri olan Ahmet Bey ile görüşmek üzere kapısını çalmasıyla, bir cinayet soruşturmasından çok Ahmet Bey ve kardeşinin geçmişinin merakla, hüzünle, heyecanla sorgulandığı bir hikayeye dönüşür. Kahramanımız Ahmet Bey, bir çeşit aşkla bağlandığı bu genç gazeteciyi yanında tutmak için yıllardır kimseye anlatmadığı sırlarını da bir bir ortaya dökecek; romanın sonunda gazeteci hem katili hem de Ahmet Bey’in gizemini çözmüş olacaktır. Zülfü Livane’nin o kadar iyi kitabı ile başladım ki diğer kitaplarını düşünmeden edemiyorum.Sıradaki adresimiz Thomas More Ütopya, Sevgiler.
Zülfü Livaneli
Kardeşimin Hikayesi
Doğan Kitabevi
323 Sayfa
Puan
✪✪✪✪✪
Yorumlayan Kadir Şarkı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OKUYORUM

Okuyorum.org, kitaplar ve yazılı eserler hakkında çeşitli meslek gruplarından kişilerin görüşlerini paylaştıkları blogdur. Kitapların içerikleri hakkında bilgi alabilir, yorumları, aktuel konuları, yazarlarla söyleşileri okuyabilir, sizlerde yorumlarınızla aramıza katılabilirsiniz.




KİTAP FUAR TAKVİMİ 2017-2018

Anadolu'da düzenlenen kitap fuarları sayısı her geçen gün artıyor, vatandaşlar kitap fuarlarına yoğun ilgi gösteriyor.  Vatandaşların...

Kitap Blogu Arşivi İçin Tıklayınız