21 Aralık 2017 Perşembe

Erik Ağacı Ellen Marıe Wıseman

Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın. Kitabı okurken bir yandan Yahudilerin Filistin'de yaptıkları zulümler aklıma geldikçe Nazilerin uyguladığı zulümlere karşı ağlamamak için kendimle savaştım ama başaramadım ben insanım etimle kemiğimle ruhumla insanım ve ağladım ağladım savaşa yapılan soykırıma çocuklara yaşlılara ve insanlığa...
Erik Ağacı Ellen Marıe Wıseman
Alman nazi zulmünü okurken,kendi atalarım aklıma geldi ve bu büyük milletin bir ferdi olduğum için gurur duydum.Fatih sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettikten sonraki sözleri kulaklarımda çınladı;Savaş sonunda fatih, beyaz atına binmiş, ordusunun önünde, yanında hocaları bulunduğu halde istanbul’a ilk defa girerken, şehir halkı heyecanla türk ordusunu karşılamaktadır. fatih, şehre girince doğruca ayasofya’nın önüne gelir. burada büyük rütbeli papazlar, kesisler ve halk padişahın atının ayaklarına ağlayarak kapanırlar. o zamanlarda bir hükümdar, bir şehri zapdettiği zaman yağma ederdi. bizanslılar da bunu bekliyorlardı fakat büyük Türk sultanı bu yerlerde sürünen bizanslılara şu şahane sözleri söylemiştir: ‘kalkınız ve müsterih olunuz. ben sultan mehmed; hepinize söylüyorum ki, bu andan itibaren ne hürriyetleriniz, ne de hayatlarınız hakkında gazap-ı şahanemden korkmayınız. kimsenin malı yağma edilmeyecektir. kimseye zulüm yapılmayacaktır. hiç kimse dini inanışlarından dolayı cezalandırılmayacaktır.’ bu şahane müsamaha rumları şaşırttı. bu ne büyük kumandandı! İşte biz bu büyük atalarımızın torunlarıyız.gelelim kitap konusuna;Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın... Büyük annemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki... Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler çok mu geride kaldı şimdi?
1938 yılının sonbaharı, neden savaşı beraberinde getirdi ki? Sürekli kulağımda yankılanan bomba ve siren seslerini kim silecek? Ailem ve ben sığınağa tam vaktinde gidebilecek miyiz düşüncesinden ne zaman kurtulacağım peki? Neyi özlüyorum biliyor musunuz? Isaac ile birlikte yumuşacık ekmek üzerine sürüp yediğimiz erik reçelinin tadını. O erik reçeli benim çocukluğum, hayallerim ve umutlarımdı. Ah Isaac... İnançlarımız yüzünden bu savaş bizi ayırsa da kalbimdeki seni nasıl alacaklar? Ben, Christine Bölz, her neredeysen orada senin yanındayım. Seni seviyorum, sevgilim ve senden hiç vazgeçmeyeceğim. Hem aşk için kimler neleri feda etmedi ki... Ardımda Kalanlar ile gönülleri fetheden Ellen Marie Wiseman, bu kez Erik Ağacı ile okuyucularıyla buluşuyor. Annesinin hayatına dayanan hikâye cesareti, kurtuluşu, kalp kırıklıklarını ve aşkla uyanan umudu müthiş bir gerçeklikle anlatıyor.  Eğer kendi atalarımıza ve tarihimize hayranlığınızı tazelemek isterseniz mutlaka okumanızı tavsiye ederim.İyi okumalar...
ERİK AĞACI
Ellen Marıe Wıseman
Çeviri:Dilek Paradan
Akadya yayınları
505 Sayfa
Puan
★★★★
Yorumlayan Hanife ÇAVDAR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OKUYORUM

Okuyorum.org, kitaplar ve yazılı eserler hakkında çeşitli meslek gruplarından kişilerin görüşlerini paylaştıkları blogdur. Kitapların içerikleri hakkında bilgi alabilir, yorumları, aktuel konuları, yazarlarla söyleşileri okuyabilir, sizlerde yorumlarınızla aramıza katılabilirsiniz.




KİTAP FUAR TAKVİMİ 2017-2018

Anadolu'da düzenlenen kitap fuarları sayısı her geçen gün artıyor, vatandaşlar kitap fuarlarına yoğun ilgi gösteriyor.  Vatandaşların...

Kitap Blogu Arşivi İçin Tıklayınız