20 Aralık 2017 Çarşamba

Budala Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Her an aklında sadece dürüstlük olan, para da pulda gözü olmayan, saf , gerçekten yardımsever biri neden Budala olarak adlandırılır ki?
Budala Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Dostoyevski Anna Karenina gerçekten çok büyük bir roman, ama ben daha büyük bir roman yazacağım diyerek başlamıştır bu esere. Neden Budala? Hani vur ensesine al ekmeğini dediğimiz insan modeline yakıştırılabilecek başka bir şey var mı ki? Sayın Saygıdeğer Mışkın ben okurken çıldırdım sende ki bu rahatlık nasıl bir şey ? Şimdi Mışkin bana dert yanıyor üzerime geldikleri yetmedi birde sen gel diye. Neyse susalım da bir sara krizide benim yüzünden yaşamasın.
Evet Prens Mışkin sara hastası tıpkı yaratıcısı gibi. Bu hastalığı taşıyanlar ne yaşar, ne hisseder karakteri üzerinden anlatmış Dostoyevski. Hele öyle bir tanımı var ki: "Kriz gelmeden önceki 1sn'lik zaman diliminde insan olmanın en yüksek mertebesinde hissediyorum kendimi" diyor. Galiba Mışkin o bir saniyede çıktığı mertebeyi bütün hayatına yaymayı başarabilmiş. Parayı bulan prensimizin sosyal çevresi bi anda büyümeye çeşitlenmeye başlar. Sosyetenin en üst tabakasındaki insanlarla dahi ahbaplık edebilir duruma gelmiştir artık, ee adamın parası var. Parası var diye değişecek mi sandınız onu? Yo yoo klasik Mışkin işte, budala!
Konu cemiyete gelir de Dostoyevski durur mu? Veriyo ayarı. Tabiki sağlam bir sınıf eleştirisi. Cemiyet demişken aşk olmadan olur mu? İki güzel kız ve ortalarında Prens Mışkin. Kibir, kıskançlık, ihtiras, aldatma tam bir pembe dizi. Türk dizi sektörü bu kitabı şu ana kadar nasıl keşfetmemiş hayret!
Yazar Dostoyevski olup da eleştiri biter mi? Sınıf eleştirisinden bahsettik. Hızını alamayıp Hristiyanlık ve Katoliklik özelinde Roma'ya ağır göndermeler var. Bu kitaptan sonra Papalık nasıl karşılık vermiştir acaba? Dostoyevski aldığı idam cezasını da bu çatallı dilinden dolayı almamış mıydı zaten? Lafı idama getirmişken idam cezasıyla alakalı eleştirileri de bulacaksınız burada. Victor Hugo'nun Bir İdam Mahkumunun Son Günü eserini okuyanlar bilir idam mahkumunun son anlarında neler hissettiğini. Yalnız Hugo gözlemini aktarmış o kitapta, Dostoyevski ise yaşadıklarını bu kitapta. İdam edilmesine dakikalar kalan bir mahkumun hissettiklerini, yine aynı mahkumun son saniyelerde affedilişindeki duyguları yaşatıyor bizlere adeta. (Yeri gelmişken idam cezası bir insanlık ayıbıdır. Dostoyevski kendisinden önceki Rus edebiyatı öncülerinden (Puşkin, Gogol, Lermontov) alıntılar yapmayı çok seviyor. Ancak aynı durumu çağdaşı olan yazarlara karşı göremiyoruz malesef. Hatta bazılarıyla çatışma içerisinde, özellikle Turgenyev ile. Nihilizm, liberalizm eleştirisi yaparken Turgenyev'e de bol bol gönderme yapmış. Budala eseri ise Dostoyevski'nin en büyük eserlerinden bir tanesi ama Suç ve Ceza ve Karamazov Kardeşler kadar zorlu bir kitap değil. Okurken akıyor akıyor. Sonraki bölümde neler olacağı konusunda sürekli merak içinde okuyorsunuz. Yani anlayacağınız çok akıcı bir kitap. Dostoyevski'den gözü korkanlar için iyi bir başlangıç kitabı olabilir.
BUDALA
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
İş Bankası Kültür Yayınları
779 Sayfa
Puan
★★★★
Yorumlayan Kadir Şarkı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

OKUYORUM

Okuyorum.org, kitaplar ve yazılı eserler hakkında çeşitli meslek gruplarından kişilerin görüşlerini paylaştıkları blogdur. Kitapların içerikleri hakkında bilgi alabilir, yorumları, aktuel konuları, yazarlarla söyleşileri okuyabilir, sizlerde yorumlarınızla aramıza katılabilirsiniz.




KİTAP FUAR TAKVİMİ 2017-2018

Anadolu'da düzenlenen kitap fuarları sayısı her geçen gün artıyor, vatandaşlar kitap fuarlarına yoğun ilgi gösteriyor.  Vatandaşların...

Kitap Blogu Arşivi İçin Tıklayınız