4 Ekim 2017 Çarşamba

Mizah Yazarken Önce Kendimi Güldürmeye Çalıştım

Gırgır Dergisi ve Bi Kahve İçebilir miyiz? kitabının Yazarı Mehmet Ali Çatal, mizah yazarken önce kendisini güldürmeye çalıştığını belirterek "Kendim güldüğüm için paylaşma gereksinimi hissettim. İnsanların da gülebileceğini düşündüm" dedi.
mehmet ali çatal
Gırgır Dergisi ve Bi Kahve İçebilir miyiz? kitabının Yazarı Mehmet Ali Çatal,Okuyorum.org'un sorularını yanıtladı.Elazığ Kitap Fuarı standlarında ki tek mizah kitabının yazarı Çatal ile bi kahve içerken gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.
Merhaba hocam, Mehmet Ali Çatal kimdir, okuyorum.org okurlarına kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Merhaba, ben Mehmet Ali Çatal. Bi Kahve İçebilir miyiz? kitabının ve aynı zamanda Gırgır Dergisi yazarıyım. Elazığ Kitap Fuarı'nın tek mizah kitabını standımızda bulunduruyoruz. 
Sizi mizah öyküleri yazmaya nasıl karar verdiniz ?
Hayatımda çok fazla komik, ilginç, tuhaf talihsizlikler oluyor. Genelde bunları kafamda biriktiriyorum. Bunları yazıp insanlarla paylaşınca komik olacağını düşündüm. Yaşarken komik değil fakat bunu bir hikayeye döktüğümde, güzel bir kurgu yaptığımda komik oluyor. Ben kendim güldüm, insanların da güleceğini düşündüm. Ve iyi geri dönüşlerde alıyorum. 

Genç bir mizah yazarısınız. Sizce mizah genç işi mi ?
Mizah 5-10 senede bir kendini yenileyen ülke çapında değişim gösteren bir alan. Her yeni nesil geldiğinde mizah anlayışı da değişiyor. Mesela gezi örneği. Tüm Türkiye'nin mizah anlayışının ne kadar kaliteli olduğunu öğrenmiş olduk. Farklı dönemlerde, farklı mizah anlayışları ortaya çıkabiliyor. Şimdi sosyal medya mizah anlayışı ortaya çıktı. İnci sözlük, ekşi sözlük çok güzel şeylerin yapılabileceğini gördük. Sosyal medyayı gençler iyi değerlendiriyor diyebilirim. Genelde ben inci sözlükte takılıyorum. Geçen gün evrim gibi çok ciddi bir konunun sayfasında bir paylaşım yapılmış ve çok güzel yorumlar vardı. Biri de gelmiş oraya çok komik bir şey söylemiş. Ciddi ciddi şeyleri okurken, birden bir gülme patlattım. Bu tip şeylere rastlayınca hoşuma gidiyor.

Mizah genç işi mi ?
Evet gençlerden okuduğumda daha çok eğleniyorum. Şimdi babamın mizah anlayışıyla benim mizah anlayışım bir değil. Benim izlediğim absürt komedilere babam bu ne diyebiliyor. Mizahı gençler yaptığında daha çok hoşlanıyorum. Ama yaşlılar mizah yapamaz mı derseniz Cem Yılmaz yaşlı kategorisine girer mi? 

Çocuğu olduğu için girebilir.
Evli barklı çocuklu oldu artık. Cem Yılmaz'ın mizahı belki de kendini yenileyebilme başarısıdır. Cem Yılmaz'ın Mizahı her beş senede bir yenileniyor ve kaliteleşiyor. Cem Yılmaz'ın mizahını ben tüketiyorum. 
Ama Ata Demirer için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Ata Demirer tek kişilik dev kadroda  beni şahsen çok güldürdü. Fakat ondan sonra Ata Demirer Gazinosu hoşlanmadım. Ata Demirer'in Eyvah Eyvah filmlerinden ilki güzeldi, ikincisi, üçüncüsü hoşlanmadım. Ata Demirer'in kendini yenileme açısından açıkçası çok üretken olduğunu düşünmüyorum.  Başka yaşlı kimi örnek verebiliriz. Müjdat Gezen'in günümüz mizahını yakalayabildiğini düşünmüyorum. Gülse Birsel dizilerinde bunu başarıyor. Yeni bir film projesi varmış. Gülse Birsel gençleri yakalama konusunda başarılı. Bu gözleme bağlı bir şey.  Eğer ben yeterli paramı kazandım, yeterli sayıda film yaptım artık yoruldum deyip kenara çekilirseniz, sizin mizah anlayışınızda o kenara çekildiğiniz tarihten itibaren durur. 
Fakat Cem Yılmaz, trilyonları var, spor arabaları var, her ay bir sevgili değiştiriyor, muhteşem kadınlarla birlikte fakat Cem Yılmaz üretken bir adam, durmayan bir adam. Bu yüzden Cem Yılmaz şuan Mehmet Ali Çatal'ın kafasında neler geçtiğini biliyor. Şu an  Ahmet'in, Mehmet'in kafasında neler geçtiğini biliyor. Ünlü bir adam olmasına rağmen lokantadaki "Ne vereyim abime" deyimini bir slogan haline getirdi. Ünlü bir adam ama demek lokantada böyle bir şey gözlemlemiş. Bizim girdiğimiz yerlere girmiyor, bizim çıktığımız yerlerden çıkmıyor ama öyle bir gözlem yeteneği var ki bu Cem Yılmaz'ı diri tutuyor. Mizah bence genç işidir fakat Cem Yılmaz gibi istisna örnekler her zaman olacaktır. 

mehmet ali çatal gırgırİlk eserinizi yazmaya ne zaman başladınız ?
Ben yazmaya 17 yaşında Gırgır Dergisinde başladım. İlk yazımı o zaman yazdım. Tabi çok yazı yazdım, dergiye de çok yazı göndermiştim. Bana bir iki yazıyı cımbızla çekip "Bu şekilde devam edersen, bu şekilde finallendirirsen, bu şekilde olgunlaştırırsan iyi bir yola girebilirsin" diye derginin genel yayın yönetmeni Mehmet İlhan gibi abilerim güzel tüyolar verdi. Bende bu tüyoları değerlendirdiğimi düşünüyorum. Dergimiz malesef iki ay önce kapandı. Dergide altı sene boyunca kapanana kadar yazdım. Sürekli kendimi geliştirdiğimi, değiştirdiğimi, hatalarımı gördüğümü düşünüyorum. Her sene geçtiğimiz sayıları alır, birbirimizi eleştirirdik. Bende kendimi eleştirip neleri yapmamam gerektiğini öğrendim ve hikayelerimi olgunlaştırdım, farklı bir dil oluşturdum, argo, küfürbaz, bunlarla birlikte akıcı bir dil yaratmaya çalıştım. İnsanları sıkmamak istiyorum tek derdim bu. Kitabım bu yüzden doksan altı sayfa. İnsanları sıkmaktan o kadar çok korkuyorum ki, Genel Yayın Yönetmenimiz Serkan abi "Daha kalın kitaplar yaz, daha kalın kitaplar ilgi çekiyor" filan diyor ama ben nedense hani bir hikaye dahi eklerken acaba diyorum sıkıyor muyum, yoksa okuyucuya hep aynı şeyleri mi anlatıyorum diye. Hikayeyi, kitabı kalınlaştırmak açısından o yüzden biraz cimri davranıyorum. 

Mizahı taksit taksit veriyorsunuz.
Aynen öyle.
Bi Kahve İçebilir miyiz?Bi Kahve İçebilir miyiz? isimli kitabınızdan biraz bahseder misiniz?
Bi Kahve İçebilir miyiz? doksan altı sayfalık ince tematik bir kitap. İçinde buluşma hikayeleri var. Bir baş karakterimiz var. Kitabı ben diliyle yazdım. Bu çapkın bir karakter. Yakışıklı da bir beyefendi. Kendisi sürekli buluşmalar yaşıyor. Hanımefendilerle buluşuyor fakat; her buluşması talihsiz bir şekilde sonuçlanıyor. Başına ilginç talihsizlikler geliyor. Bu da benim okuyucuyu güldürmek için kullandığım bir malzeme. Genelde mizah Kemal Sunal'dan bugüne Cem Yılmaz'ın, Ata Demirer'in filmleri de dahil  talihsizlikler üzerine şekillenir. Bu çok güzel bir malzeme. Bende bunu kullanmaya çalıştım. Kişinin kendi içinde yaşadığı çatışmaları da kullanmaya çalıştım. Fakat bu kitapta öyle çok büyük sözler yok. Aşkmış, meşkmiş duygusal hiçbir şey yok. Duygusal bir beklentisi olanın bu kitaptan alacağı hiçbir şey yok. Sadece gülmek, metroda metrobüste okumak, Elazığ'da metrobüs yok değil mi?

Yok Malesef. Malatya'da benzeri var.
Otobüs diyelim genel bir araç, otobüste keyifle vakit geçirebileceğiniz bir kitap. İsmi de Bi kahve içebilir miyiz. Çünkü buluşma hikayelerinden oluşuyor.

Türkiye'de mizah yazmak isteyen yazar adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?
Şimdi ben o kadar tavsiye üretebilecek bir yaşta değilim. Ben kendim güldüğüm için bunları paylaşma gereksinimi hissettim. İnsanların da gülebileceğini düşündüm. Önce kendimi güldürmeye çalıştım, bu güzel bir başlık kendimi güldürmek istedim. O yüzden mizah yazmak isteyen pek gençle de karşılaşmadım ama eğer birilerini güldürme yetisini kendinizde bulabiliyorsanız kendinizi güldürebiliyorsanız bence başkalarını da güldürebilirsiniz.  

Bir mizah yazarı olarak hangi yazarları okuyorsunuz ?
Feyyaz Yiğit'i çok seviyorum. Olduğu Kadar, Aptal kitaplarını çok beğendim. Mizahi roman Türkiye'de çok ender yazılan alanlardan biri. Feyyaz Yiğit bu anlamda başarılı, kitabının devamını da bekliyorum. Sonra Pukka çok başarılı. Pukka için evlenene kadar başarılıydı diyebilirim aslında. Çünkü Pukka'nın malzemesi evlenmek üzere çıldıran, çocuk sahibi olmak isteyen bir hanımefendiyi anlatıyordu. Pukka'nın son kitabı bu yüzden tat vermedi desem belki doğru konuşmuş olurum. İlk kitabı Küçük Aptal'ın Büyük Dünyası, ikinci, üçüncü kitabı beni tatmin etmişti.Feyyaz Yiğit ve Pukka beni şekillendiren, güldürebilen yazarlar arasında sayılabilir.


Yazar Mehmet Ali Çatal olarak mutlaka gerçekleştiremediğiniz bir hayaliniz vardır.
Film yapmak istiyorum. Kısa filmlerim var. İnsanları güldürmek, eğlendirmek amacı güden uzun metrajlı komedi filmi yapmak istiyorum. Çalışmalarım var, henüz hem teknik hem donanım açısından olgunlaştığımı düşünmüyorum. Yeterli olgunluğa eriştiğimde senaryolarımı yapımcılarla paylaşmak istiyorum.


Okuyorum.org olarak verdiğiniz cevaplar için teşekkür ederiz.
Okuyorum.org ailesine beni dinledikleri için teşekkür ederim. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

OKUYORUM

Okuyorum.org, kitaplar ve yazılı eserler hakkında çeşitli meslek gruplarından kişilerin görüşlerini paylaştıkları blogdur. Kitapların içerikleri hakkında bilgi alabilir, yorumları, aktuel konuları, yazarlarla söyleşileri okuyabilir, sizlerde yorumlarınızla aramıza katılabilirsiniz.




2020 KİTAP FUAR TAKVİMİ AÇIKLANDI!

2020 KİTAP FUAR TAKVİMİ AÇIKLANDI!

Kitap Blogunuz Okuyorum.org olarak 2020 kitap fuarı takvimini tarihsel sırasıyla siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz. 2020 Kitap F...

Kitap Blogu Arşivi İçin Tıklayınız

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı